Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik barış müzakerelerinde Avrupa’yı masada görmek istemediğini ifade ederek, yaptırımlar ile dondurulan Rus varlıkları konusunda Avrupa’nın ortak bir tutum sergilemesi gerektiğini dile getirdi. Kallas, Portekiz’in başkenti Lizbon’da Portekiz Dışişleri Bakanı Paulo Rangel ile gerçekleştirilen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Abu Dabi’de düzenlenmesi planlanan Ukrayna görüşmeleriyle ilgili soruyu yanıtlayan Kallas, Rusya’nın yaptırımlar ve dondurulan varlıklara yönelik taleplerinin Avrupa’nın onayına bağlı olduğunu belirtti. Avrupa’nın Ukrayna meselesinde tek bir ses olarak hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Kallas, Avrupa ülkelerinin bölünmesi durumunda Rusya’nın onları korkutabileceğini umduğunu söyledi.
Rusya’nın şimdiye kadar azami taleplerini ortaya koyduğunu ve baskının Ukrayna üzerinde yoğunlaştığını kaydeden Kallas, müzakerelerde denge oluşturmak için Avrupa ülkelerinin dışişleri bakanlarıyla birlikte Moskova’ya yönelik talepleri içeren bir başlangıç pozisyonu hazırladıklarını aktardı. Bu hafta Rusya’nın gerçekleştirdiği hava saldırılarında 45’ten fazla sivilin öldüğünü belirten Kallas, Avrupa’nın barış girişimlerini desteklediğini ancak savaşın kısa süre içinde sona ereceğine dair umudun düşük olduğunu ifade etti.
Dondurulan Rus varlıkları konusunda ortak tutum vurgusu
Kallas, AB ülkelerinin, Rusya Ukrayna’ya tazminat ödeyene kadar Rus varlıklarının dondurulmuş halde tutulması yönündeki ortak tavrını sürdürdüğünü belirtti. Ukrayna’nın savunmasını devam ettirebilmesi için finansmana ihtiyaç duyduğuna işaret eden Kallas, dondurulan varlıkların bazı üye ülkelerde bulunduğunu ve bunların kullanımından doğan yük ile risklerin üye ülkeler arasında daha dengeli biçimde paylaşılması amacıyla görüşmelerin devam ettiğini kaydetti.
Seyrüsefer özgürlüğü ve Orta Doğu’daki gerilim
Kallas, Hürmüz Boğazı, Karadeniz ve Babulmendeb Boğazı’nda serbest seyrüseferin giderek daha fazla baskı altında kaldığını söyledi. Geçiş ücreti alınmaması yönündeki taahhüde 60’tan fazla ülkenin destek verdiğini aktaran Kallas, uluslararası hukuk gereğince geçiş hakkı bulunan gemilerden bu hakkı kullandıkları için ücret talep edilmemesi gerektiğini vurguladı.
ABD ile İran arasındaki askeri gerilimin yeniden yükselmesinin bölge açısından ciddi sonuçlar yaratabileceğine dikkat çeken Kallas, gerilimin düşürülmesine yönelik diplomatik çabaları desteklemek amacıyla Körfez ülkeleriyle yakın temasını sürdürdüğünü bildirdi.


